Ağız İçi Mukozasında Kanser Öncesi Belirtiler

Ağız İçinde Kanser Nerelerde Görülür?

Dil, ağız içinde en sık kanseri görülen organdır; ancak ağzın diğer bölgelerinde de kanserler görülmektedir. Bunlar;
  • Ağız tabanı – dil altı
  • Diş eti ve çene kemiği (mandibula maksilla)
  • Yanak
  • Tonsil – bademcik
  • Sert ve yumuşak damaklar – küçük dil (uvula)
  • Dudak

Dil kanseri, genel olarak dilin yan taraflarında haftalar veya aylardır mevcut olan yara veya kabarıklık şeklinde kendini gösterir. Sıradan yaraların aksine iyileşme olmaz ve büyümeye devam eder. Bu şişme veya yara, dil kökü adı verilen dilin arka kısımlarında da görülebilir.

Yara, başlarda ağrısızken zaman içerisinde ağrı da belirtilere eklenip hastanın konuşmasını, yutmasını ve yemesini etkiler hale gelebilir. Daha ileri dönemlerde ağrı, sürekli hal alıp özellikle geceleri hastaya büyük sıkıntı verebilir. Ağrılar kimi zaman aynı taraftaki kulağa da vurabilir.Hastalık kimi zaman, boyun ve çene altı lenf bezelerine sıçrayıp (metastaz) şişlikler ile kendini belli edebilir.

Dil ve Ağız İçi Lezyonu Ne Demektir?

Lezyon kelimesi tıpta genellikle cilt veya mukoza üzerinde yüzeyden kabarıklık ya da çökme veya renk değişikliği olarak ayrılan gelişmelere verilen addır. Bu gelişme iyi huylu olabileceği gibi kötü huylu da olabilir. Bu değişiklik dil yüzeyinde olduğunda, dil lezyonu olarak adlandırılır. Eğer iki veya üç haftayı geçen bir süredir mevcutsa, biyopsi almak doğru bir tutum olacaktır.

Lökoplaki ve Eritroplaki Nedir?

Lokoplaki ve eritroplaki genellikle ağız içini kaplayan mukozada kabarıklık olmaksızın renk değişimi şeklinde ortaya çıkan lezyonlardır. Bu lezyonlar dilde olabileceği gibi ağız boşluğu, yutak (orofarenks) hatta gırtlakta da (larenks) gelişebilmektedir. Lökoplakide lezyonun rengi beyaz iken, eritroplakide kırmızı tonlardadır. Bu lezyonlar, iki veya üç haftayı geçen bir süredir mevcutsa biyopsi almak veya tamamını çıkartmak doğru yol olacaktır.
Lökoplakinin ve eritoplakinin önemi, skuamöz hücreli kansere dönme ihtimallerinin bulunmasıdır. Bu nedenle çoğu kez tamamiyle cerrahi olarak çıkartılmaları söz konusudur.

Bu lezyonlar kimi zaman sigara, yoğun alkol kullanımı, protez dişlerin uzun dönemli tahrişi gibi sebeplere bağlı olarak oluşmaktadır. Kimi zaman da, özellikle de kadınlarda yukarıdaki sebeplerden hiçbiri olmaksızın, kendiliğinden gelişebilmektedir.

Dilde veya Dil Altında Yara, Aft veya Rengi Değişmiş Alan

Eğer yara veya renk değişikliği alanları 2-3 haftayı geçen süredir mevcutsa; kulak burun boğaz hekimi tarafından görülmesinde fayda vardır. İyi huylu lezyonlar çoğu kez bu süre içinde iyileşip kaybolacaktır. Kanserin erken dönemlerinde ağrı olması beklenmez. Ağrı olmasa bile ağız içerisinde üç haftayı geçen olağan dışı bir görünüm var ise, kulak burun boğaz hekimine başvurmanızda fayda vardır.

Aft; dil üzeri, dil altı, yanak, damak, dudak içi gibi alanlarda oluşan, genelde boyutu 5-6mm’yi geçmeyen, ağrılı ve iki hafta içerisinde iyileşmesi beklenen zararsız lezyonlardır. Aft, kanserleşmez ve kansere dönüşmez. Sık aft çıkması ile ağız içi kanserlerinin bir ilişkisi yoktur.

Dil Kanseri Dilin Hangi Bölgesine Yerleşir?

Dil kanserleri, esas olarak dilin üç bölgesinde bulunur: Dilin yan kısmında, Ağız tabanı olarak da adlandırılan dilin alt kısmında, dil kökü olarak adlandırılan dilin arka kısmında. Ancak dilin üç kısmı ve dilin tam orta kısmı gibi bölgelerde de tümörler görülebilmektedir.

Dilin yan tarafında ortaya çıkan kanserler, dil kökü adını verdiğimiz dilin arka kısmında oluşan kanserlere göre hem daha sıktır hem de daha kolay fark edilebilir. Dil kökü kanserleri, dilin yan kısmındaki kanserlere göre daha geç belirti verir ve teşhis edildiğinde genellikle daha ileri safhada olurlar. O nedenle tedavisinde daha büyük cerrahiler yapmak gerekebilir. Kimi zaman da, dil kökündeki kanserin kendisi gizli kalırken boyunda metastaz yaptığı lenf bezesi büyümeleri, ilk belirti olarak ortaya çıkar. Dil kökü kanserleri oluşumunda HPV (Human Papilloma Virus)’nin rolü, dilin yan tarafındaki kanserlere göre daha fazladır.

Prof. Dr. Erol EGELİ
Kulak Burun Boğaz – Baş Boyun Cerrahı