Orta Kulak Ameliyatları

Miringoplasti – Timpanoplasti – Mastoidektomi

Her üç ameliyat da kulağın yapısal hale gelmiş kronik hastalıklarında yapılır. En iyi bilinen kronik kulak hastalığı kulak zarındaki kalıcı deliklerdir. Ayrıca orta kulakta ses iletimini sağlayan çekiç, örs ve üzengi kemikçiklerinde yapışıklıklar, erimeler veya kopukluklar çoğu kez delik, bazen de sağlam bir kulak zarının arkasında bulunabilir. Sadece zarda delik olması deliğin yerine ve çapına bağlı olarak bazen işitmeyi hiç etkilemeyebilir, bazen de hafif derecede etkiler. Kemikçik zincirinde problem olduğu zaman ise; işitme kaybı daha belirgin olur. Ayrıca kulakta değişikliklere yol açan iltihabi süreç halen aktif durumda olabilir. Bu kendini bazen kötü kokulu akıntıyla belli eder, bazen de ancak muayene ve tetkiklerle anlaşılabilir. Dolayısıyla kulak ameliyatlarının iki ayrı amacı vardır. Birinci ve esas önemli amaç iltihabi sürecin kontrol altına alınması, ikinci amaç ise; işitme kaybının giderilmesidir. Ancak kulak zarı delik olmayan ve kulakta aktif enfeksiyon bulunmayan; tek sorun işitme kaybı olan kulaklara sadece işitmeyi düzeltme amacıyla da yapılabilir.

Miringoplasti delik kulak zarının onarılması ameliyatıdır. Orta kulakta ve kulak arkasındaki mastoid kemik dediğimiz bölgede problem olmadığı zaman tek başına zarın onarımı genellikle yeterli olur.

Timpanoplasti operasyonunda kulak zarında delik olsun veya olmasın orta kulaktaki ve kemikçik zincirindeki problemler giderilir. Mastoid bölgede problem olmadığı kesin ise mastoidektomi yapılmadan uygulanabilir.

Mastoidektomi ise; kulak arkasında bulunan mastoid kemik dediğimiz bölgenin iltihaplı olması halinde bu bölgenin temizlenmesi ameliyatıdır. Çoğu kez miringoplasti veya timpanoplasti operasyonlarına ek olarak yapılır. Bu kemik temizlenmeden yapılan kulak ameliyatlarında bir süre sonra sorunlar tekrarlayabilir.

Kulak önemli fonksiyonları ve komşulukları olan bir organdır. Beyin, beyincik ve büyük toplardamarlarla komşuluğu vardır. Ancak kulak ameliyatı sırasında bu organlara önemli bir hasar verme ihtimali hemen hemen hiç yoktur. Hasar görme ihtimali nispeten yüksek olan dokular iç kulak ve yüz siniridir. Özellikle bu bölgelere yapışmış iltihaplı dokuların temizlenmesi sırasında ileri derece dikkat gerekir. İç kulakta açılma ve zedelenme olursa ameliyat sonrası çınlama ve baş dönmesi görülebilir. Bu şikayetler nadiren kalıcı da olabilir. Ayrıca hasarın derecesine göre  işitmede azalma hatta tam işitme kaybı olabilir. Bu çok nadiren görülen bir durumdur. Yüz sinirinde zedelenme ise; yine zedelenmenin derecesine bağlı olarak geçici veya kalıcı, hafif veya tam yüz felcine neden olabilir. Bu da çok nadir görülen bir komplikasyondur. Buraya kadar anlatılan komplikasyonların miringoplasti operasyonunda görülmesi beklenmez.

Gerek timpanoplasti gerekse miringoplastide başarı garantisi yoktur. Delik kulak zarına koyulan yamanın tutmama ihtimali %10-20 arasındadır. Özellikle büyük deliklerde ve kan dolaşımı zayıf olan kulaklarda başarı ihtimali daha azdır. İşitmeyi düzeltmek için yapılan kemikçik zinciri onarımları da her zaman beklenen sonucu vermez. İşitme düzelmeyebilir hatta bazen bir miktar bozulma olabilir. İç kulak hasarı olmadığı sürece ileri işitme kaybı olmaz.

Tat alma siniri yüz sinirinin bir dalıdır ve yüz sinirinden kulak içinde ayrılarak kulak zarına komşu bir seyir izler. Dolayısıyla gerek miringoplasti, gerekse timpanoplastide zedelenmesi sık görülür. Neyse ki; dilin yarısında ortaya çıkan tat alma değişikliği hemen hemen hiç bir zaman kalıcı bir rahatsızlık vermez.

Operasyonun gereğine göre kesi, kulak içinden veya arkasından yapılabilir. Kesi yerinde bir miktar iz kalırsa da büyük oranda gizli yerlerde olduğu için hemen hemen hiçbir zaman sorun yaratmaz. Kanama ve enfeksiyon riski her operasyonda olduğu gibi vardır. Kanama kontrolü genellikle sorun yaratmaz. Enfeksiyon için antibiyotik kullanılması gerekir; ancak kısa sürede kontrol altına alınamayan enfeksiyonlarda genellikle operasyonun başarısı da ciddi oranda azalır.

Stapedektomi

Orta kulaktan geçen titreşimleri iç kulağa ileten kemikçik olan stapes (üzengi) kemiğinin iç kulağa yapışması sonucu hareketsiz kalması işitme kaybına neden olur. Bu durum genellikle otoskleroz denilen ve iç kulak kemiğini ilgilendiren bir hastalık sonucunda olursa da bazen başka nedenlerle de bu yapışıklık oluşabilir.

Stapedektomi direkt olarak işitme kaybına yönelik bir operasyondur. Hareketsiz kalmış olan stapes kemiğinin çıkartılması ve yerine bir protez yerleştirilmesini içerir. Diğer kulak ameliyatlarından farklı olarak iç kulağın açılması komplikasyon değil, ameliyatın bir parçasıdır. Dolayısıyla iç kulağa ilişkin baş dönmesi kulak çınlaması gibi şikayetler geçici olarak görülebilir; nadiren kalıcı da olabilir. Özellikle; uygulanan protez gereğinden uzunsa yüksek volümlü ses baş dönmesi yapabilir. İç kulakta ciddi bir zedelenme veya enfeksiyon sonucu ileri derecede veya tam işitme kaybı olma ihtimali % 1 kadardır. Ancak uygulanan protezin iyi işlev görmemesi veya sonradan kayması nedeniyle işitme kaybının yeterince düzelmeme veya biraz daha bozulma ihtimali daha yüksektir.

Ameliyat kesisinin kulak zarına uzanması halinde kulak zarında genellikle aynı anda kolayca onarılan bir yırtık oluşabilir; nadiren kalıcı delik olur. Bu durumda yeni bir müdahale gerekir.

Orta kulaktan geçen tat alma sinirinin zedelenmesi sonucu tat alma bozuklukları sık görülür; ancak hemen hemen hiçbir zaman kalıcı bir rahatsızlık vermez.

Yüz sinirinin yaralanmasına bağlı yüz felci ihtimali teorik olarak varsa da hemen hemen hiç görülmez. Aslında yüz siniri ameliyat sahasına çok yakındır; ancak bu ameliyatta saha enfeksiyonlu olmadığı için dokuları ayırt etme sorunu olmaz. Enfeksiyon sekeline bağlı yapışıklıklar ve kireçlenmeler varsa veya konjenital anomaliler için operasyon yapılıyorsa risk biraz artabilir.

Prof. Dr. Erol EGELİ
Kulak Burun Boğaz – Baş Boyun Cerrahı